21 Mart 2020 Cumartesi

Herakles, Bir Deli Oğlan

Bu yazıda Antik Yunan mitolojisinin kimine göre en görkemli kahramanı kimine göre ise delisi olan Herakles'i konuşacağız.

Günümüzde en bilinen mitolojik kahramanlarından biridir güçlü kuvvetli Herakles, ya da diğer adıyla Herkül. Başlamışken şu ad meselesi ile devam edelim. Kahramanımızın Antik Yunan mitolojisindeki adı HERAKLES, Roma mitolojisindeki adı ise HERKÜL ya da HERKÜLES. Romalılar mitolojilerinin büyük kısmını Yunanlar'dan alıp onu İtalya'nın kadim kültürlerinden Etrüsk mitolojisi ile harmanlayıp benimsemişlerdir. Karakterlerin isimlelini de bazen hafifçe değiştirip bazense Etrüsk karakterleri ile melezleyip Yunan mitolojisindeki isimlerden bambaşka birisimle ama ona çok benzer karakterlerle bir mitoloji yaratmışlardır.


Neyse, Herakles'e dönecek olursak. Kendisi tanrıların en önde geleni, aynı zamanda en çapkını olan Zeus'un gayrimeşru oğludur. Yani Zeus'un karısı Hera ile değil bir ölümlü olan Alkmene ile birleşmesinden doğmuştur. Bu nedenle doğal olarak Hera Herakles'i hiç sevmez ve sürekli başına iş açar. İlerde değineceğiz. Ancak işin garibi Herakles yani Hera-kles aynı zamanda "Hera'nın Şanı" anlamına gelir ki buna da değineceğiz.

Çapkın Zeus bir gece kocası Amphitryon savaştayken onun kılığına girerek Alkmene'nin yatağına girer. Bunlar kimine göre Thebai Kral ve Kraliçesi idiler ama bazıları farklı şeyler söylüyor.

Bu birleşmede ilginç olan şey gecenin, Zeus'un emriyle, 3 gün sürmesi... Ne müthiş değil mi, sevdiğiniz kadınla birliktesiniz ve o gecenin 3 gün sürmesi emrini verebiliyorsunuz. Onu da şöyle yapıyor Zeus:

"Zeus'un emri ile Hermes (tanrıların habercisi) Helios'a (güneş tanrısı) ışığını söndürmesini, saatlere dinlenmelerini ve bir sonraki günü de evlerinde geçirmelerini söylemişti. Zira, bu aşkın meyvesi olarak dünyaya gelecek olan Zeus'un kafasındaki şampiyona hayat vermek aceleye getirilmemesi gereken birişti. (...) Hermes daha sonra Ay'a çok yavaş ilerlemesini, Uyku'ya da olan bitenden kimsenin haberdar olmaması için bütün insanları uyku mahmurluğunda tutmasını emretti" (Graves, 2004).

Herakles'in doğum zamanı geldiğinde Zeus Olimpos'taki tanrıları toplayıp o gün doğacak çocuğa Hera'nın Şanı yani Herakles ismi verileceğini ve bu kişinin ilerde büyük bir hükümdar olacağını müjdeledi. Ancak Herakles'ten nefret eden Hera hemen yeryzüne inip Herakles'in doğumunu geciktirirken Eurystheus'un doğumunu öne çekti. Böylece prematüre Eurystheus hükümdar oldu.

Bu arada 2 ilginç anlatıyı da aktaralım. Hera, Herakles doğar doğmaz daha beşikteyken onu öldürmeleri için 2 dev yılan gönderir. Ancak Herakles daha beşikteyken bu iki canavarı elleriyle boğarak ilk kahramanlığını gerçekleştirir. Sanat tarihinde bir resim veya heykelde yılan(lar)la boğuşan bir bebek görürseniz o Herakles'tir büyük olasılıkla. Örnek:

Bir Roma dönemi heykelinde yılanları öldüren bebek Herakles. (Görsel: web1)

Bir de çok güzel bir anlatı daha var. Zeus, oğlu Herakles'in tanrısal bir özle beslenmesini sağlamak için bir gün Hermes'e onu gizlice Olimpos'a getirmesini emreder ve Hera uyurken onun memelerinden sür emmesini sağlar. Üvey annesinin memesine hızla sarılan ve emmeye başlayan Herakles'i Zeus bir süresonra geri çekince o hızla Hera'nın memesinden biraz süt ortalığa saçılır ve o süt ne olur biliyor musunuz:

Samanyolu, yani "milky way", süylü yol. (Görsel: web2)

Peter Paul Rubens, The Birth of the Milky Way, 1636-7 (Görsel: web10).
Rubens'in resminde Hera bebek Herakles'i emziriyor. Sol arkada duran Zeus, Kartal ve şimşekler onun atribuları. Tavuskuşları ise Hera'nın atribuları.

Evet, Samanyolu olur... Samanyolu'na ecnebiler İngilizce "Milky Way", Fransızca "La Voie Lactée" yani Sütlü Yol derler.

Herakles'in Hera'nın memesinden süt emmesinine dair başka bir anlatıyı da aktarır Graves. Athena Hera'yı alıp bir gün yürüyüşe çıkar ve bir tarlanın ortasında bırakılmış bir bebeğe rastlarlar. Athena Hera2yı çocuğu emzirmesine ikna eder ancak çocuk öyle kuvvetle emer ki Hera ürküp çocuğu iter ve sütler gökyüzüne saçılıp Samanyolu'nu oluşturur.

Gelelim Herakles'in kahramanlıklarına, ya da bir başka değişle görevlerine... Herakles'in 12 tane başarması gereken iş vardı. Bu işlerin neden ona verildiğine dair bir kaç farklı görüş vardır.

Graves'e göre yukarıda anlattığım gibi, Herakles'in büyük bir hükümdar olmasına Hera engel olduktan sonra Zeus Hera'yı eğer Herakles Eurystheus'un verdiği 12 görevi yerine getirirse onu tanrı olarak Olimpos'a alınmasına ikna eder. Yani bu 12 görev Herakles'in tanrı katına çıkması için başarması gereken işlerdir.

Ancak başka bir anlatı da vardır 12 görevle ilgili: Baştan beri çok güçlü ama aynı zamanda kontrolsüz olan Herakles bir delilik anında karısı Megaira'yı ve çocuklarını öldürür. Ki bu deliliği Herakles'in başına Hera'nın gönderdiği söylenir. O zamanlar bir kişi cinayet işleyince dini olarak bazı çileler çekmesi, arınması gerekirdi. Önce Kral Thespios Herakles'i günahlarından arındırır ancak Herakles bununla yetinmez, Delphoi'ye giderek ne yapması gerektiğini sorar. Apollon da ona gidip Kral Eurystheos'un hizmetine girmesini ve onun vereceği görevleri yerine getirdikten sonra arınmış sayılacağını söyler. Bu arada bazıları 12 görev derken bazıları 12 yıl der. Ama sonuçta 12 yıl da olsa o 12 yılda 12 görev tamamlanmıştır.

Eurystheos yukarıda anlattığımız gibi Hera'nın Herakles'ten önce doğurttuğu ve o sayede kral olmasını sağladığı çocuktu. Bu nedenle Eurystheos, Herakles'in krallığı kendisinin elinden almasından korkuyordu. Dolayısıyla ona hep başarılması, sağ çıkılması imkansız olduğunu düşündüğü görevler verdi ama Herakles hepsini yerine getirmeyi başardı.

Herakles bu görevleri yerine getirirken Zeus, Athena ve diğer tanrılar (tabii ki Hera hariç. :)) ona bazen yardımda bulunuyorlardı. Kendisine üstün yetenekler ve silahlar verdi bu tanrılar. Ancak Herakles'in en çok kullandıkları Nemeia'da bir zeytin ağacından yonttuğu büyükçe bir kütük parçası idi. Birz böyle mağara adamlarının karikatürlerde ellerinde olan kütüklere benzeyen bir silahtı bu. Resim ve heykellerinde çoğunlukla bu kütükle tasvir edilir kendisi. Yani biraz iriyarı ve elinde kaba saba bir kütük olan bir adam görürseniz bilin ki o Herakles'tir.

Antalya Müzesi'nden bir Herakles, "Yorgun Herakles". Perge'de bulunan ve MS. 2. yüzyıla tarihlenen heykelde Herakles Kütüğüne dayanmış dinleniyor. Kütüğün altında görevlerini sembolize eden atribüler var. En altta Girit Boğası'nın kafası, Kütük ve üstünde Nemeia Aslanı'nın postu.
Bu heykelin üst kısmı ABD'ye kaçırılmıştı, geçtiğimiz yıllarda geri getirilip birleştirildi. Bu sürecin detayları için web3 kaynağına bakınız. 

Sanat tarihinde kendilerine bol bol yer bulan bu görevleri resim ve heykeller eşliğinde tanıtalım. Bu arada görevlerin kesin bir sırası var mı bilmiyorum. Farklı kaynaklar farklı sıralamayı kullanıyor. Ben Şefik Can'ın sıralamasına uydum.


1- NEMEIA ASLANI'NIN ÖLDÜRÜLMESİ

Nemeia'da herkesin korkulu rüyası dev gibi bir aslan yaşamakta, zamanını insanları ve sürü hayvanlarını yemekle, mitolojide kötü bir karakter ne yapması gerekiyorsa onları yapmakla geçiriyordu. Herakles'e ilk olarak bu aslanı öldürülmesi görevini verdi Eurystheos. Nasıl olsa aslan bunu öldürür, kurtulurum diyordu içinden kıs kıs gülerek.

Herakles Nemeia'ya giderek aslanı buldu ama öncesinde bir zeytin ağacından bir kütük yonttu kendine. Aslanı görünce önce Apollon'un verdiği oklarla girişti hayvana ama derisi kalın aslana oklar işlemiyordu. Daha sonra bunu kovalaya kovalaya bir mağaraya hapsetti. Mağarada hayvanı kıstırarak kütüğünü "Yaa Zeus" diyerek hayvanın kafasına indirdi. Sersemleyen hayvanla "başlarım okuna da kütüğüne de" deyip çıplak elleriyle boğuşmaya başladı ve boğazını sıkarak işini bitirdi.

Nemeia Aslanını boğan Herakles. Bir Attika vazosu. Ressam Exekias, MÖ 550 civarı.
(Görsel: web4).
Sağda Herakles'e yardım eden Tanrıça Athena, solda ise Herakles'in yardımcısı ve üvey kardeşi (ya da kuzeni)  Iolaus.
Daha sonra öldürdüğü bu aslanın kalın derisini yüzerek kendisine zırh yaptı ve sonraki düşmanlarına karşı büyük avantaj sağladı. Bu aslan postu ve kafası da Herakles'in atribülerinden biri oldu. Yani yine bir heykelde veya resimde aslan postuna bürünmüş bir adam görürseniz o büyük olasılıkla Herakles'tir.


2- LERNE HYDRASI'NIN ÖLDÜRÜLMESİ

Eurystheos ikinci görev olarak Lerne Hydrası'nın öldürülmesi görevini verdi Herakles'e. Ulan bu sefer kesin ölür diyordu ama...

Önce Hydra nedir ona değinelim. Hydra bir çeşit canavar. Typhon ve Echidna'dan doğan bu canavar babasının "Tayfun" olmasından da belli, Argos civarındaki Lerna bataklığını kendine yuva edinmiş, ara sıra bataklıktan çıkarak tarları mahvediyor, sürüleri yutuyordu. Ayrıca nefesi de zehirli idi ve insanların da telef olmasına neden oluyordu. Bazıları bu canavarın Herakles'i öldürmesi için Hera tarafından yetiştirildiğini de söyler. Üvey ana kini bitmiyor kadının...

Adının Hydra olması su yılanı olmasından kaynaklanıyor ama karada yaşıyor. Hydra'nın 9 başı var (bazıları 50 veya 100 de diyor) ve içlerinden 1 tanesi ölümsüz. Ayrıca bu arkadaşın bir özelliği de kesilen bir başının yerine hemen 2 yeni baş çıkması. Hiç hoş değil.

Herakles ve Lerna Hydrası. MÖ 346 civarı (Görsel: web5)
Herakles sağda kütüğü basıyor Hydra'ya, sol tarafta da Iolaos da bir şeyler yapıyor. Normalde kesilen kafadan yenileri çıkmadan dağlaması lazım Iolaos'un. Dikkatli bakılınca Iolaos’un ayağının yanında ateş görünüyor, başları dağladığı. 

Bu arada burada yine bir parantez açalım. Şöyle bir spekülasyona ne dersiniz: Belki de eski zamanlarda Lerna bataklığından esen güçlü rüzgarlar vardı ve bataklığın zehirli kokularını ve hastalık taşıyan sivri sineklerini insanlara musallat ediyordu. Zehirli ve ölümcül nefes bu rüzgar olmasın... Güçlü rüzgarlar ekinleri de mahvediyordu belki. Bir de hiç bir rüzgarı kesmeyi denediniz mi? Kestiğinizde elinizde olan tek şey ikiye ayrılmış yani 2 rüzgardır. Bu da kesildiği yerden 2 tane çıkan baş olmasın?  Belki de bir gün o bataklık kurudu veya kurutuldu ve belki de "Herakles Lerna Hydrası'nı öldürdü" diye bir mit kaldı günümüze.

Neyse, mit dünyamıza geri dönelim... Herakles canavarın kafalarını kopardıkça yerine 2 tane çıktığını görünce yardımcısı Iolaus'tan yardım istiyor. Iolaos bir ateş yakarak bir dalın ucunu kor haline getiriyor ve Herakles'in kestiği kafaları anında dağlayarak yeni kafaların çıkmasını engeller. En sona kalan ölümsüz başı da Herakles kılıcıyla keser ve çok büyük bir kayanın altına gömer.

Ayrıca oradan ayrılmadan oklarının ucunu ölen Hydra'nın safrasına batırır ve böylece oklarının zehirli, yani ekstra ölümcül olmasını sağlar.
Herakles Lerna Hydrası'na kütüğü yerleştirirken. Pollaiuolo, 1475 civarı (Görsel: web6).

İşi bitirdikten sonra Eurystheos'a gidip, "o iş tamam hacı" der. Ancak Eurystheos pislik bi kral olduğundan "abi bu sayılmaz, kuzenden yardım aldın, öyle ben de öldürürüm, kahraman dediğin tek başına çalışacak" der.

Bakın bence burda Eurystheos haklı. Ben de yardımcılı kahramanları hiç sevmem. Örneğin Robin'li Batman filmini izlemedim, izlemem. Kahraman dediğin tek başına çalışır.

Herakles ve Lerna Hydrası. Viyana İmparatorluk Sarayı'nın girişinden bir heykel (Görsel: web7).

Neyse, Eurystheos "bu sayılmaz, sen şimdi git bana şu Keryneia Geyiği denen, 'Tunç Ayaklı Dişi Geyik'i getir" der. "Canlı olarak ama. Neden? Çünkü ben pislik bi kralım."

Herakles de dişlerini sıkarak "tamam ulan, ona da tamam..." deyip geyiğin peşine düşer.


3- KERYNEIA GEYİĞİ

"Hadi bakalım, işimiz gücümüz yok şimdi de geyik peşinde koşacağız. Ulan Hera, asıl boynuzlu olan sensin, geyik peşinde koşan benim" diye sinirli sinirli söylenerek ve Hera'yı daha da sinirden kudurtarak geyiğin peşine düşer Herakles.

Bu arada sözkonusu geyik Artemis'e aitti ve normalde hiç bir avcının onu yakalaması hatta ona yaklaşması mümkün değildi. Ancak tabi Herakles normal bir avcı değildi ve tanrılardan yardım da alıyordu. Kimisine göre 1 yıl boyunca geyiği kovaladı durdu Herakles. Sonunda yorulan geyik oldu ve bir fırsatını bulan Herakles hayvanın üstüne atlayarak sırtına bindi ve onu at gibi sürerek Eurystheos'e getirdi. Ya da bazıları onu omuzlarına alıp götürdüğünü söyler.

Herakles ve Keryneia Geyiği (web8). Solda başında miğferi ve kılıcıyla Athena Herakles'i gözetiyor. Sağda ise Artemis (elindeki yaydan belli) sanırım, "Yavaş ulan hayvan, boynuzunu kırdın hayvanın" diye kızıyor Herakles'e.  
Sonuç olarak görevini tamamlar Herakles ancak bunun karşılığında kazandığı tek şey yeni bir görev olur. Geyiğin ne olduğu ise bilinmiyor.


4- ERYMANTHOS DAĞI'NIN YABAN DOMUZU

Üçüncü olarak Herakles'e, Erymanthos Dağı'nın vahşiliği ile ünlenmiş domuzunu yakalayıp canlı canlı getirilmesi görevi verildi. Keryneia Geyiğine benzer bir biçimde hayvanı uzun süre kovalayıp yoran Herakles sonunda yakalayıp omzuna atar ve Kral Eurystheos'a getirir. Devasa ve vahşi hayvandan korkan Eurystheos kendisini bir saklama kabının içine atar. Bu olay da sanat tarihinde özellikle Antik vazo resimlerinde sık sık işlenir.

Herakles Erymanthos domuzunu getirip "Bunu mu istediydin caanım?" diye sorunca korkuya kapılan Eurystheos bir küpe saklanır. MÖ 540-530. British Museum. (Görsel: web9)

Herakles bu yaban domuzunu avlamaya giderken "at adam" Kentaurlarla önemli bir macera da yaşar. Domuzu yakalamaya giderken iyi bir Kentaur olan (Kentaurların bazıları iyi bazıları ise kötüdür) Pholos kendisini evinde ağırladı. Kendisi çiğ et yerken Herakles'e pişmiş et sundu. Piş et-çiğ et önemli bir ikiliktir. Genelde çiğ et yiyenler barbar sayılır. Neyse, bulduğuyla yetinmeyen bir misafir olmayan Herakles "Abi şarap da var mı?" diye yüzsüzlük eder. Pholos da ona şarap çıkarır. Ancak şarabın kokusunu alan etraftaki diğer Kentaurlar bir anda toplanmaya başladı ve arbede çıktı.

Herakles zaten arbedelerin adamı... Hüleeaayyn diye kavgaya başlar ancakattığıbir okla ne yazık ki başka bir iyi Kentaur olan Kheiron'u yaralar. Kheiron aralarında Akhilleus, Asklepius ve Iason gibi kahramanların ve hekimlerin de olduğu bir çok mitolojik ismin hocası, ölümsüz bir Kentaur idi. Kheiron ölümsüz olduğu için çok acı çekiyor ama ölemiyordu. En sonunda Zeus ile bir anlaşma yaparak ölme hakkını elde etti ve acılarından kurtuldu.

(Bu Kentaur meselesini büyük oranda Buxton, 2016'dan aktardım). 


5- STYMPHALOS KUŞLARI

Beşinci görev, Kuzeydoğu Pelloponessos'daki Stymphalos Gölü'nün sazlıklarında yaşayan kuşların kovulması idi. Yalnız kuş deyip geçmeyelim, Savaş Tanrısı Ares'in çocukları olan bu arkadaşlar gagaları, pençeleri ve kanatları tunçtandı. Tylerini gelip geçeni öldürmek için sivri ok gibi kullanıyorlardı (Can,2011).

Bu arada Antik Yunan mitolojisinde böyle kırlık alanlarda yerleşip gelene geçene pislik yapan bol sayıda mitolojik canavar vardır. Aslında bu anlatılar o zamanlar kara yolculuğunun ne kadar tehlikeli olduğuna dair ipuçlarıdır.

Neyse, gürültü çıkararak onları ürküterek sazlıktan, yuvalarından çıkıp havalanmalarını sağladı. Gürültü için kimisi zil çaldı diyor, kimisi Athena'nın ona verdiği çalparaları yani şu roman havasında filan parmaklara takılan çalgıları çaldı diyor. Hahaha. Düşünsenize, Herakles Roman havası oynayarak kuşları ürkütüyor. "Aman be Eraklesim, atasın gübecikleri..."

Herakles ve Stymphalos kuşları. MÖ 540 civarı, Attik Amphora, British Museum(Görsel: web11)

Neyse, havalanan kuşları da okuyla ya da görselde olduğu gibi bir sapanla bir bir haklayıp bu görevi de yerine getiriyor Erakles be ya...


6- GİRİT BOĞASI

Bu sefer Herakles'in görevi azgın bir boğayı zapturapt altına almaktı. Kimisi bunun Poseidon'un Kral Minos'a gönderdiği (sonra başa çok işler açacak olan) boğa olduğunu, kimisi ise bunun Zeus'un tüm Avrupa'yı deniz yoluyla geçen ve Girit'e gelen boğası olduğunu söyler. Neyse, sonuçta azgın ve görkemli bir boğa idi bu ve Herakles'e onu Girit'ten Yunanistan'a getirme görevi verilmişti.

Herakles Girit Boğası'nı pataklıyor. MÖ 490 civarı, Attik Stamnos, UPenn Müzesi (Görsel: web12)  

Girit'e giden kahramanımız doğal olarak boğayı kafakola alıp Yunanistan'a götürür ve Kral Eurystheos'a teslim eder. Kral boğayı Tanrıça Hera'ya adar ama kesmez ve serbest bırakır. Hera da bu azgın yaratığı pek istemez ve ne hali varsa görsün diye Marathon ovasına bırakır. Daha sonra bir başka kahraman Theseus bu boğayı yakalayıp Athena'ya kurban edecektir...


7- AUGIAS'IN AĞILLARI

Herakles'in en acayip işi herhalde budur. Elis Kralı Augeias'ın gübre dolu ağıllarını bir günde temizlemek... Büyük olasılıkla Eurystheos, Herakles'i aşşağılamak için bu görevi vermişti. Herakles ağıllara geldiğinde buranın gerçekten çok pis olduğunu ve bir günde temizlemenin mümkün olmadığını gördü ama Tanrıça Athena hemen hızır gibi yetişti ve akıllı tanrıça ona bir yol gösterdi.

Olympia'daki Zeus Tapınağı'nın (MÖ 470-456) rölyeflerinden biri. Herakles'in arkaındaki Athena "Bak canım şurayı eş, hah, şimdi suyu ver burdan" diyerek ona yol gösteriyor (Görsel: web13).

Tek tek ağılları temizlemekle uğraşmak yerine yakından geçen Alpheios ve Peneios ırmaklarının yataklarını değiştirerek suların ağıllardan akmasını sağladı ve kısa bir süre içerisinde ağıllar tertemiz oldu.


8- DIOMEDES'IN ATLARI

Trakyalıların Kralı Diomedes'in insan etiyle beslenen vahşi atları vardı. Diomedes mazlumları, yolcuları filan yakalayıp atlarına yem yapardı.

Kral Eurystheos Herakles'e, "ağızlarından ateş kusan bu manyak hayvanları hele bi getir de göreyim", dedi. Tabi amacı bu atların Herakles'i öldürmesi idi. Herakles Trakya'ya vardı ve zalim Kral Diomedes'i tokat manyağı yaptı. Mazlumlara ettiğinin intikamını onu, kendi atlarına yem yaparak aldı. Daha sonra atları da tutup Eurystheos'a getirdi. Kral da, "İyi aman naapiyim, geri götür yerlerine bırak" dedi. Bu ne lan, ne saçma bi görev... Böyle ama.

Herakles Diomedes'i kendi atlarına yediriyor. Ayı postuna dikkat. Luca Giardano, 1685 (Görsel: web14)


9- AMAZON KRALİÇESİ HIPPOLYTE'NİN KEMERİ

Amazonlar Antik dünyanın ya da aslında mitolojinin en gizemli halkıdır. Aslında anlatıldığı gibi bir halkın yani savaşçı kadınlardan oluşan ve bugün Doğu Karadeniz bölgesinde yaşayan bir halkın arkeolojik veya tarihsel bir kaydı yoktur. Ama mitolojide sıklıkla yer bulurlar kendilerine. Antik dönemde de çok eskiden yaşadıklarına inanılırdı. Bu konuda bugün farklı teoriler var. Hatta onlardan biri Antik Yunanlıların Hititlileri bilmemesi dolayısıyla onların etekli tanrı kabartmalarını savaşçı kadınlara benzetmesiyle ortaya çıktıklarına dair bir teori. Galiba Halikarnas Balıkçısı söylüyordu bunu.

Neyse, Eurysteos'un kızı şımarıklık olsun diye babasından Amazonların kraliçesi olan Hippolyte'nin ona Savaş Tanrısı Ares tarafından hediye edilen kemerini istiyor. Kral da nasıl olsa elimin altında Herakles var diyerek "Oğlum, hadi şu kemeri kap da gel" diye bizimkini Doğu Karadeniz'e yolluyor.

Herakles yanına maceraperest gençleri de alarak yola koyuluyor ve yolda giderken Marmara Denizi kıyısında Herakleia kentini kurar. Ya da başka isimli kenti zaptederek kendi ismini verir. Bu kent bugün Marmara Ereğlisi dediğimiz kent. Anadolu'daki diğer Ereğliler de aslında Herakleia'dır. Yani Herakles'in adına kurulmuşlardır.

Neyse, bunlar varıyor Amazonların ülkesine ve Kraliçe Hippolyte tarafından iyi karşılanıyorlar. Herakles durumu anlatıyor ve başta ikna ediyor Kraliçe'yi kemerini vermeye ama Hera bu olanları görüp bir Amazon kılığında işe karışıyr ve tüm Amazonları kışkırtıyor. "Lan bu herifler bizim kraliçeyi kaçıracak, saldırın" diye veriyor gazı ve arbede çıkarıyor. Ne yazık ki bu arbedede bir çok Amazon ölüyor. Hatta Hippolyte de bizzat Herakles tarafından öldürülüyor.

Herakles Hippolyte'yi yakalıyor. Amazonlar yani kadın savaşçıların daha iyi ok atabilmek için bir göğüslerini kestikleri söylenir. Burada da herhalde onun için tek göğsü görünüyor Hippolyte'nin. Nicholaus Knüpfer, 17. yy (Görsel: web15).

Sonuçta kemer kralın şımarık kızına getiriliyor ve görev tamamlanıyor.


10- GERYONEUS'UN ÖLDÜRÜLMESİ VE ÖKÜZLERİNİN ÇALINMASI

Eurystheos bu sefer de Herakles'ten Geryoneus denen, uzak batıda yani şimdiki Atlas Okyanusu'ndaki adalardan birinde yaşayan devasa boyutlardaki bir adamın öküzlerini getirmesini istedi. Öküzleri de en az Geryoneus kadar görkemli idi.

Herakles Atlas Okyanusu'na doğru giderken ilginç bir şey yapar, Afrika ve Asya'yı birleştiren kara parçasını ayırarak bugünkü Cebelitarık Boğazı'nın ortaya çıkmasını sağlar. Niye böyle bir şey yaptıysa... Biraz hiperaktiflik biraz da fazla kaslı olmanın getirdiği zihinsel fonksiyon bozukluklarından olmalı...

Herakles Afrika ve Avrupa'yı ayırarak Cebelitarık Boğazı'nı oluşturuyor. Fransisco de Zurbaran, 1634 (Görsel: web 16). 

Hatta kıtalar kayıp tekrar birleşmesin diye boğazın hem Afrika hem de Avrupa kıyılarına devasa sütunlar dikti. Bu nedenle eski dünyada Cebelitarık Boğazı'nın ismi Herakles Kayaları ya da Sütunları idi.

Herakles, Güneş Tanrısı'ndan ödünç aldığı bir sandalla Gertoneus'un yaşadığı adaya çıktı. Sonra olanları tahmin edersiniz. Önce köpeğini sonra da Geryoneus'u öldürdükten sonra sürüyü sandala yükleyerek tekrar geriye döndü. Sandal küçük kaldı yaa, tekne diyelim ona. Şerif Can "kupa" diyor.

Herakles Geryoneus'u öldürüyor. 3 başlı köpeği, Orthros'u okla öldürmüş, yerde yatıyor, kendisine de kütüğü yerleştirmek üzere. Solda kalkanı ile Athena görünüyor. Athena Herakles'e en çok yardım eden tanrıçadır. Zeus'un kızı olduğu için üvey de olsa kardeş biliyor işte aklı kıt Heraklesi heralde... Attik kylix'i (bir tür yayvan kap) MÖ 510-500 civarı (Görsel: web17). 

Karaya çıkmış ve tam Yunanistan'a varmak üzereyken Hera yine ona olan kızgınlığını göstererek sürünün başına bir sığır sineğini musallat etti. Ürken ve dört bir yana kaçışan sığırları güç bela toplamaya çalıştı Herakles ancak hepsini toplayamadı, bazıları kaçtılar ve yeryüzündeki yabani sığırlar işte bu kaçanlardan türediler.

Kalan sürüyü de Eurystheos'a getirip "Al abicim, bana adam öldürtüp, hırsızlık da yaptırdın ya, daha da birşey demiyorum sana" dedi. Ya da böyle birşeyler...


11- HESPERİDLERİN ALTIN ELMASININ GETİRİLMESİ

Bu biraz uzun bir hikaye. Çünkü öncesinde Hesperidlerden ve bu elmalar neyin nesidir onlardan bahsetmek gerekiyor kısaca. Hesperidler, uzak batıda, meyveleri altın elmalar bulunan ve dört mevsim üzerlerinde bu meyveleri taşıyan ağaçlardan oluşan bir bahçede yaşıyorlardı. Bu Hesperidler aynı zamanda akşam yıldızının kızları idiler.

Hesperidler meyveleri altın elmalar olan ağaçlarla dolu bahçelerinde. Edward Burne-Jones, 1869-73 (Görsel: web 18).

Eurystheos bir gün tutturdu ki illa bu elmalardan birini getir bana diye. Herakles "Canım getiririm getirmesine de bu bahçe nerededir bilen yok, nasıl getireyim" diye söylense de çaresiz yola düştü. Bu macerada gerçekten de asıl dert elmaları toplamak değil bulmaktı. Eh, Herakles'in çok da zeki olmadığını ara ara değinmiştik. Çözüm yine birilerinin yardımını almaktı.

"Nerde lan bu elmalar" diye boş boş gezerken Herakles Zeus'un Themis'ten doğan kızları olan Nymphalara rastladı. Eh, sonuçta babalar bir, üvey kardeş sayılırlar, Nymphalar Herakles'e Hesperidlerin bahçesinin yerini denizlerin ihtiyarı, bir nevi Poseidon gibi tanrısı olan Nereus'a sorması gerektiğini söylediler.

Herakles, Nereus'u bulunca önce ağzından laf alamadı ama sonra biraz kaba kuvvetini de sezdirince Nereus bülbüle döndü ve bahçenin Afrika'nın batısında olduğunu söyledi.

Afrika'ya geçip batıya yol alan Herakles sonunda bahçenin altın kapısına vardı ancak içeri girmek mümkün değildi. Ateş renkli ve Herakles'in bile gücünü aşan bir ejderha kapıyı tutmuş, kimsenin içeri girmesine izin vermiyordu.

Hemen yakınlarda Titan Atlas çarptırıldığı cezasını çekmekteydi. Cezası dünyanın sonunda durarak bütün yerküreyi omuzlarında taşımaktı. Evet, Antik Yunanlılar bile dünyanın yuvarlak olduğunu biliyordu bu arada.

Neyse, Herakles Atlas'a gitti ve "Abi bu ejderha nasıl geçilir? Hangi düğmelere basıcaz, elma lazım bana" dedi. Atlas hemen kurnaz bir plan yaptı ve "Abicim ben bu bölümü çok rahat geçerim, sen şu dünyayı benden al, biraz taşı omzunda, ben elmaları alıp geleyim" dedi. Amacı sonsuza kadar dünyayı taşıma işini Herakles'e kitlemekti.

Herakles "Tamam ya, nolacak, diyip dünyayı omuzuna aldı". Atlas girip bahçeden elmaları aldı ve Herakles'in yanına dönüp "Hacı sen biraz daha taşı, elmaları ben gidip Eurystheos'a veririm" dedi. Uyanığa bak.

Olympia Zeus Tapınağı'nın frizlerinden biri. Herakles Dünyayı taşıyor, arkadan da Athena yardım ediyor tabii ki. Atlas "abi aldım elmaları, ben götürürüm" diyor. MÖ 470-460 civarı (görsel: web19).

Herakles dönen dolabı anladı ama bozuntuya vermedi. Kabul etmiş gibi yaptı. "Tamam ama omzumun şurasına dağlar batıyor, sen şunu bir tut, ben bir yastık alıp koyayım omuzuma, (ya da şu yastığı bi düzelteyim) sonra gene alırım senden" dedi ve dünyayı tekrar Atlas'ın omuzuna verdi. Saftirik Atlas dünyayı alır almaz da Herakles elmaları alıp tüydü. İşin ilginci aklı kıt Herakles'in böyle bir kurnazlık yapabilmesi bana biraz zor görünüyor. bence yine Athena filan fısıldadı Herakles'in kulağına bu oyunu.

Neyse, elmalar Eurystheos'a getirildi ve görev tamamlandı. Bu arada Eurystheos elmaları Hera'ya adak yaptı, Hera da tekrar ait oldukları yere, Hesperidler Bahçesi'ne gönderdi.   


12- KERBEROS'UN GETİRİLMESİ

Kerberos, Tartaros'un yani yer altı dünyasının kapısını bekleyen 3 başlı, yılan kuyruklu bir köpektir. Baya vahşi ve acımasız olan Kerberos yaşayanlar dünyasından kimsenin içeriye girmesine izin vermez. Bırakın onu yakalamak, ona yaklaşmak bile kimsenin göze alabileceği bir risk değildir.

Tam da bu yüzden, son çare, "artık ölürse burada ölür" diyerek Kral Eurystheos Herakles'i Kerberos'u yakalayıp getirmesi için görevlendirir. "Peki ulan, buna da peki" diyen Herakles Hermes'in yol göstermesi ile yeraltı dünyasına indi. Bu arada Hermes haberci tanrı olduğu gibi aynı zamanda ölülerin ruhlarını yeraltına götüren tanrı da olduğu için yolu o biliyordu. Bizim Azrail gibi düşünebilirsiniz. Oraksızı.

Neyse, Herakles tabi önce yeraltı dünyasına hükmeden görkemli tanrı Hades'in karşısına çıktı dedi ki; "Abi senin köpeği bi 5 dakkalığına alabilir miyim, zaten o da sıkılmıştır, bi gezdirip geleyim, ne dersin?" Hades de "Tamam, şu ilerdeki arsaya götür de hayvan tuvaletini yapsın ama silah kullanmak yok, aldığın gibi tek parça bırak hayvanı" dedi.

Havlaması ile yeraltını titreten Kerberos'a yaklaşan Herakles onu tam başlarının birleştiği yerden yakalayarak tasmasını taktı, ayaklarını bağladı ve peşinden sürükleyerek çeke çeke Eurytheos'a götürdü.

Herakles Kerberos'u yakalamış, götürüyor. Johann Koler, 1885 (Görsel: web20).

Bu arada Kerberos sürüklenirken ağzından saçılan salyaların toprağa düşmesi ile zehirli otlar meydana geldi. 

Eurystheos Kerberos'u görünce çok korktu ve Herakles'e onu tekrar yerine, Tartaros'a götürmesini emretti. Herakles de "Lan madem korkacan ne getirtiyosun hayvanı bana" diyerek Kerberosu geri yerine götürüp bıraktı.

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------

12 görevin hepsini yerine getiren Herakles sonunda özgürlüğüne kavuştu ve dünyayı gezmeye başladı. Bu sefer mazlumlara yardım etme amacındaydı. Ama tabi elinin ayarı olmadığı için yine bir takım olaylara karıştı ve İphitos diye birinin ölümüne sebep oldu.

Haydaaa... Tekrar Delphoi, tekrar arınmam lazım, naapiyim muhabbetleri...

Apollon ona birkaç görev verdi sonra da Hermes'i Herakles'i Asya'ya götürüp köle olarak satmakla görevlendirdi. Bu arada Hermes aynı zamanda tacirlerin de tanrısıdır. Ya joker gibi bu Hermes, her işe koşuyor...

Neyse, köle pazarında satılan Herakles'i Lidya Kraliçesi Omphale satın aldı ve ülkesindeki haydutları etkisiz hale getirmesini emretti. "OO-hooo, iki günlük iş o" dedi Herakles ve tüm haydutları temizledi. Omphale "Vay be, ne erkek" deyip Herakles'le aşk yaşamaya başladı. Herakles de kendini Omphale'nin kollarına bırakıp iyice aşk-zevk adamı olup çıktı. Artık dövüşü, kavgayı bıraktı iyice metroseksüel oldu. Manikür, pedikür yaptırıp instagram'a story atmaya başladı.

Hatta bir gün Omphale Herakles'in aslan postunu giyip kütüğünü eline alıp "Gel lan buraya, otur dizimin dibine, yün eğireceksin" gibi biraz fanteziye kaçan şeyler yaptırmaya başladı Herakles'e. Aşktan gözü dönmüş ve iyice yumuşamış Herakles kendinden ne istenirse yapıyordu. Yünü de eğirdi valla...

Omphale'nin yanında gevşeyen, iyice totoşa dönen Herakles. Aslan postu Omphale'nin oyuncağı olmuş, Herakles'in elinde tef, yanında ağardığı ip. Luigi Garzi, 1700-1710 civarı (Görsel: web21).

Neyse, bir süre sonra "Ne yapıyorum lan ben" deyip geçmişini hatırlar Herakles ve Omphale'ye "Sal beni gideyim, bana göre değil metroseksüellik, homoseksüellik, her türlü seksüellik. Benim işim kavga, dövüş, kavga etmek, kafa yarmak" dedi. Omphale de nedense, herhalde sıkıldığından "Tamam, hadi güle güle" deyip gönderdi Herakles'i.

Herakles daha sonra Aetolia taraflarına gitti ve buranın kralı olan Oineus'un kızı Deianeira'ya aşık oldu. Onunla evlenmek istedi ancak bunun için diğer talip Alkeloos'u ortadan kaldırması lazımdı... Tabi bizim oğlan için çocuk oyuncağıydı bu. "lan hamlamışız biraz, şu kasları bir açayım" diyerekten Alkeloos'u patakladı. Alkeloos da "Tamam abi, kız senindir" dedi, o diyarı terk etti.

Deaneira ile evlenen Herakles karısını alıp yerleşmeye başka bir şehre doğru yola çıktılar. Yolda Nessos adındaki bir Kentaur Deaneira'yı sırtına attığı gibi kaçırdı. Herhalde Herakles'in Kentaurlara yaptığı pislikleri hatırlayan bir Kentaur'du bu ve intikam almak için karısını kaçırdı.

Herakles "Lan nooluyo" demeye kalmadan yayını gerdi ve bir okla kaçan Kentaur'u vurdu.

Herakles: "lan nooluyo?" Antonio del Pollaiolo, 1470 civarı (Görsel: web22).

Yere düşen Nessos ölmek üzereyken hala intikam peşindeydi. Deaneira'ya "Kızım gel buraya, sana süper bir sır vereceğim. Benim kanım sihirlidir. Onu bir gömleğe bulayıp kocana giydirirsen ölünceye kadar sana aşık kalır, eğer sana olan sevgisi azalırsa filan hemen giydir gömleği" dedi ve öldü. Saftirik kız da inandı buna ve Kentaur'un yarasından akan kandan bir şekilde -nasıl bilmiyorum- bir miktar yanına aldı.   

Neyse, bir süre sonra Herakles bu kızın üstüne kuma getirdi. Valla. Hikaye uzun ama Iole diye bir kızla aşna fişne etmeye başladı. O zaman Deaneira'nın aklına Kentaur Nessos'un söyledikleri geldi ve bir gömleğe Kentaur kanını sıvayarak giymesi için Herakles'e verdi. Gömleği giyince kendi okunun ucundaki Kentaurun kanına bulaşan zehirden mi yoksa zaten zehirli olan Kentaur kanından mı bilinmez Herakles birden kıvranmaya başladı.

Zehirli kana bulanmış giysiyi giyen Herakles yanıyor. Arkadaki belli belirsiz Kentaur'a dikkat... Francisco de Zurbaran, 1634 (Görsel: web23).

Gömleği üstünden atmaya çalışıyor ama bir akkor gibi derisine yapışan ve kendini yakan gömlekten kurtulamıyordu. Acılar içinde içinde Oita Dağı'nın zirvesine doğru babası Zeus'a yalvararak tırmanmaya başladı. Oğlunun acılar içinde yandığını gören Zeus yıldırımlar saçarak yeryüzüne indi ve oğlunu alarak onu Olympos'a, tanrılar alemine çıkararak iyileştirdi.

Sonunda Herakles dünyadaki işlerini tamamlayıp bir tanrı olarak Olymposluların arasına katıldı ve gerçekleştirdiği görevler ve çektiği acılar karşılığında Hera da onu affetti. Hatta kzıı Hebe'yi Herakles'le evlendirdi.

Herakles ve Hebe'nin düğünü. Bir çok tanrı-tanrıça var tabloda. Atribülerinden en azından şunları tanımanız lazım: Kanatlı şapka-baston: Hermes, Kral-kraliçe taçları: Zeus-Hera, Kuğu: Aphrodite, Kanatlı bebek: Eros, 3 başlı mızrak: Poseidon, Miğfer-kalkan:Athena... En net görülenler bunlar (Görsel: web24).

Olympia'daki Zeus Tapınağı Herakles firizleri ile bezenmiş metopları ile ünlüdür. Olympia biliyorsunuz ilk olimpiyatların düzenlendiği kent ve olimpiyatların ismi de bu kentten geliyor. Bağlantı bununla sınırlı değil tabii ki. İlk olimpiyatlara Herakles'in işlerinin ilham verdiği düşünülüyor.

Olympia Zeus Tapınağı'nda Herakles'in işlerini gösteren metoplar (Görsel altlık: web25).
1-Nemeia Aslanı 2-Lerne Hydrası 3-Stymphalos Kuşları, (burada kayaya tünemiş bir kadınla sembolize edilmiş) 4-Girit Boğası 5-Keryneia Geyiği 6-Amazon  7-Erymanthos Dağı'nın Yaban Domuzu 8-Diomedes'in atları 9-Geryoneus 10-Hesperidlerin Elması 11-Kerberos 12-Augias'ın Ahırları

Son olarak da Richard Buxton'un kitabından, Herakles'in görevlerinin aşağı yukarı nerelerde olduğuna dair bir harita:




KAYNAKLAR:

Şefik Can, 2011, Klasik Yunan Mitolojisi. (Her zaman kaynak belirtemedim ama çok yararlandım)
Robert Graves, 2004, Yunan Mitleri.
Richard Buxton, 2016, Yunan Mitolojisi.

web1: https://imgur.com/gallery/LUs6L3t
web2: https://www.eso.org/public/turkey/images/potw1938a/?lang
web3: https://listelist.com/yorgun-herakles/
web4: http://ancientrome.ru/art/artworken/img.htm?id=1687
web5: https://en.wikipedia.org/wiki/Lernaean_Hydra#/media/File:Lernaean_Hydra_Getty_Villa_83.AE.346.jpg
web6: https://en.wikipedia.org/wiki/Lernaean_Hydra#/media/File:Antonio_del_Pollaiolo_-_Ercole_e_l'Idra_e_Ercole_e_Anteo_-_Google_Art_Project.jpg
web7: https://www.britannica.com/topic/Hydra-Greek-mythology
web8: https://tr.pinterest.com/pin/365424957263003601/
web9: http://arkeopolis.com/heraklesin-on-iki-isi/
web10: https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/f/fa/Peter_Paul_Rubens_-_The_Birth_of_the_Milky_Way%2C_1636-1637.jpg
web11: https://www.theoi.com/Gallery/M21.1.html
web12: https://www.theoi.com/Gallery/M25.1.html
web13: https://www.wikiwand.com/simple/The_Labors_of_Herakles
web14: https://okuryazarim.com/herakles-herkul-ve-12-gorevi/hercules-throws-diomedes-to-his-horses-as-food-luca-giordano-1685/
web15: https://en.wikipedia.org/wiki/Hippolyta#/media/File:Nicolaes_Kn%C3%BCpfer_-_Hercules_Obtaining_the_Girdle_of_Hyppolita_-_WGA12217.jpg
web16: https://en.wikipedia.org/wiki/Hercules_separating_the_mounts_Calpe_And_Abyla
web17: http://www.perseus.tufts.edu/Herakles/cattle.html
web18: https://en.wikipedia.org/wiki/Hesperides#/media/File:GardenHesperides_BurneJones.jpg
web19: https://www.ancient.eu/uploads/images/438.jpg?v=1569514622
web20: https://okuryazarim.com/wp-content/uploads/2016/10/Hercules-Removes-Cerberus-from-the-Gates-of-Hell-Johann-Koler-Russian-1855-1.jpg
web21: https://www.topofart.com/artists/Luigi-Garzi/art-reproduction/17283/Hercules-and-Omphale.php
web22: https://en.wikipedia.org/wiki/Hercules_and_Deianira
web23: https://okuryazarim.com/wp-content/uploads/2016/10/The-Death-Of-Hercules-Francisco-de-Zurbar%C3%A1n-1634.jpg
web24: https://fineartamerica.com/featured/hercules-and-hebe-louis-cheron.html?product=art-print
web25:http://denstoredanske.dk/Geografi_og_historie/Gr%C3%A6kenland/Klassisk_ark%C3%A6ologi/Olympia

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder